Ben Nurcan telefonda seni boşlatmamı istermisin ,Numaramı Tıkla Ara
0035 351 57 32

türk porno hikaye ayakabıcıya fena çaktırdım porno hikaye

Oteldeki dükkanlar daha yeni yeni açılmaya başlamıştı. Ne yapacağımı tam bilemeden, amaçsızca, can sıkıntısıyla dolaşıp duruyordum. Murat, yani kocam, yedinci kattaki odamızda hala uyuyordu. Çok uğraşmış, ama onu kalkmaya razı edememiştim. Bir bakıma anlıyordum kocamı…  Gece bir hayli yaramazlıklar yapmış ve oldukça geç yatmıştık.

 

Murat’ı uyandıramayınca, kendim giyinip aşağıya inmiştim. Hoş pek giyinmiş de sayılmazdım ya. Üstüme geçirdiklerim, beyaz renkli bir giysiyle, yine beyaz bir çift yüksek topuklu sandaletten ibaretti. Giysi, aslında biraz uzunca bir atlet fanilasına benziyordu. Kollarım, omuzlarım, göğsüm ve sırtım çıplaktı.

 

İncecik ve elastiki kumaş vücudumu hafifçe sarmış, bütün hatlarımı meydana çıkarmıştı. Yakasının ve koltuk altının kesimi epeyce derindi ve küçük ama dimdik ve yusyuvarlak memelerim, hem önden, hem de yanlardan, nerdeyse uçlarına kadar, iyice meydandaydılar. Memelerimin görünmeyen kısımları da, incecik kumaşın altında, çıplaktan bile beter bir görünüm veriyordu. Uçları, birer düğme gibi kumaşı kabartıyor, yürürken hafif hafif titriyor, kumaşa sürtündükçe beni de zevkten titretiyordu.

 

İncecik belimden sonra birden genişleyen iri, gergin kalçalarım kumaşı iyice germişti. İçime külot giymemiş olduğumu anlamak için fazla bir düş gücü gerekmiyordu. Giyindikten sonra aynada kendimi uzun uzun incelemiştim, biliyordum.

 

Arkadan yusyuvarlak kalçalarımın arasındaki yarık, önden de göbeğimin çukuru ve kasıklarımdaki kılların koyuluğu, kabarıklığı açıkça belli oluyordu. Elbisemin eteği ise mininin en cüretli örneklerinden biri sayılabilirdi. Kasıklarımı ancak örtüyordu.

 

Uzun ve kendimce son derece güzel bulduğum düzgün, epilasyonla pırıl pırıl bacaklarım, ayakkabılarımın yüksek topukları nedeniyle daha da uzamış gibiydiler. Üstelik ayakkabılarımın bir özelliği daha vardı. Bacaklarımı böyle göze batar hale getirmenin ötesinde, biçimli ayaklarımı akıl almayacak bir seksilikle sergiliyorlardı.

 

Dükkanların bulunduğu koridorda sandaletlerimin yüksek topukları, dikkat dişi geliyor diye ilan edercesine zemine vura vura yürüyordum. Vitrinlere bakarken bir yandan da bu güzel tatili bir an önce değerlendirmeye başlamak gerektiğini düşünüyordum. Önümüzde yalnızca iki hafta vardı. Amacım yalnızca güneşlenip denize girmek değildi tabii ki… Kocama da söylediğim gibi, bu sıcak iklimin ateşli, güçlü ve cazip erkeklerine de, aylardan beri hasret kalmıştım,  açığımı kapatmak istiyordum.

 

Sabahın bu erken saatinde kendimi odadan dışarı atmamın en önemli nedeni de buydu. Ama ne yapacağımı bilemiyordum işte… Bildiğim tek şey vaktimin az, seks dürtülerimin çok fazla olduğuydu. Hiç bir şey yapamasam da bir süre sonra odaya, kocamın yanına geri dönüp, yataktan çıkmamacasına, onunla oyalanacaktım elbet… Ama, hiçbir şey yapmadan boş dönmeyi de istemiyordum doğrusu…

 

Böyle amaçsız dolaşırken, koridorun sonuna gelmiştim. En dipteki ayakkabıcı dükkanı ilgimi çekti. Vitrininde, birbirinden güzel ayakkabılar vardı. Durup, bakmaya koyuldum. Kısa bir süre sonra da, gözüm içerde vitrini düzelten tezgahtara takıldı. En fazla 25 yaşlarında olmalıydı. Siyah ve kıvır kıvır saçlı, sırım gibi bir oğlandı tezgahtar… Dikkatimi çekmesi son derece doğaldı bu nedenle.porno hikaye