Ben Nurcan telefonda seni boşlatmamı istermisin ,Numaramı Tıkla Ara
0035 351 57 32

herşey 18 yaşıma girmemle başlamıştı

Herşey 18 yaşımda iken başıma geldi. Evimizin alt katında komşumuz olan
Suna teyze vardı. Eşinden ayrılmış ve çocuğu olmayan 33 yaşında sarışın,
uzun saçlı, bakımlı ve güzel bir kadındı. Bildiğim kadarıyla kimsesi
yoktu ve annemden başka komşularıyla da görüşmez ama bize sık sık gelir
annemle dertleşirlerdi. Annem onu hem fazla sevmez hem de bize gelmesine
ses çıkarmazdı. Ama niye bilmiyorum Suna teyzeyi “Erkek düşkünü azgın
kadın” diye eleştirir babamın evde olduğu saatlerde gelmesini istemezdi.
Ama Suna teyze bana karşı çok iyiydi. Hatta beni evine çağırır,
gelmiyorum diye sitem ederdi.
O gün okulun ilk günüydü. Eve geldiğimde annemin kapıya bıraktığı notu
gördüm. Notta anneannemin öldüğü ve annemle babamın acele memleketimize
gittiği ve bu gecelik Suna teyzede kalacağım yazıyordu. Acele yola
çıkmışlardı. Mecburen alt kata Suna teyzemin evine indim. Beni görünce
çok sevindi ve önlüğümün çok yakıştığını söyledi. Okulun ilk günüydü ve
bugün önlüğümü ilk kez giymiştim. Zorla bana harçlık bile verdi ve elini
uzatarak öpmemi istedi. Bende suna teyzemin elini öptüm. Bu gece onunla
kalacaktım. Okulun ilk günü olduğu için dersim yoktu. Biraz televizyon
seyrettim ve sonra yemek yedik. Suna teyze masayı topladıktan sonra
yanıma geldi. Evinde olduğum için mutlu olup olmadığımı sordu. Mutluyum
ama gene de annemi özledim dedim. Bu cevap nedense onu çok
sinirlendirdi.
Erkek çocukları da büyükleri gibi nankör oluyormuş dedi. Ben
anlayamamıştım ama Suna teyze erkeklere karşı çok kızgın olduğunu ve
intikam alacağını söylüyordu. Sonra “niye şimdi olmasın” dedi. Bana
bakışlarından hakkımda iyi şeyler düşünmediğini anlamıştım. “Sana bugüne
hiç yaşamadığın şeyler yaşatacağım oğlum. çabuk yanıma gel” dedi. Ama
ben başıma gelecekleri anlamış gibi gitmek istemedim. Bunun üzerine suna
teyze daha çok sinirlendi ve annemin kendini beğenmiş bir kokana
olduğunu ama benim kaprislerime katlanmayacağını söyleyerek yüzüme çok
sert bir tokat patlattı. Bir anda neye uğradığımı şaşırmıştım. Kapıdan
kaçmayı düşündüysem de o çoktan kapıyı kitlemişti ve ikinci tokat yüzüme
indi.
Hemen ayaklarıma kapan…
Yere yuvarlanmamla beraber sivri topuklu terliğini ve uzun kırmızı ojeli
ayağını karnıma bastırdı. Çok canım yanıyor ama korkudan
bağıramıyordum. “seni şımarık velet. Çabuk özür dile benden ve hemen
ayaklarıma kapan” diye bağırdı. Çaresizdim ve benden çok güçlüydü.
Direnmeye çalıştıysam da elleri ile kafamı zorla ayaklarına doğru
bastırdı ve öpmemi istedi. Öpmeyince karnıma sıkı bir tekme attı. Artık
nefes alamıyordum. Onunsa ayağı biraz çizilmişti ve kanamaya başlamıştı.
Buna daha çok sinirlendi ve beni tamamen altına aldı. Dayanamayınca son
nefesimle “Tamam özür dilerim” dedim.
Bunun üzerine üstümden indi ama cezam bitmemişti. Tam bir saat
ayaklarını öptürmekle kalmadı. Ayrıca ayağından kan çıkan yeri ağzıma
sokarak kanını emmemi ve yutmamı söyledi. O tuzlu kanını iğrenerek
yuttukça yeniden kanatıyor ve emdiriyordu. Birazdan sinirleri geçince
yanıma oturdu ve bu gece çok iyi vakit geçireceğimizi söyledi. Artık
ondan çok korkuyordum ve ne söylerse kesin itaat edecektim. Önce benden
çırılçıplak soyunmamı istedi. Ben soyunduktan sonra organımı eline alıp
“Ahh canım. Ne küçükmüş. Kalkmıyormu bu” diye sordu. Ben Suna teyzenin
ellerinde oynadığı organımı tanıyamıyordum artık. Çünkü öyle hızlı ve
yumuşak elliyordu elleri öyle güzeldiki aletim gitgide büyümeye
başlamıştı. Bunu görünce Suna teyzenin yüzü gülmüştü biraz. Hemen onu
ağzının içine aldı. Ağzı kocaman ama sıcacıktı. Dili, dudakları durmadan
dönüyor, benim organım ise rahatlıkla ağzına sığıyordu. Arada birkaç
kere dişleri ile ısırdığında çok canım yandı ama korkudan sesimi bile
çıkartamadım.
Sonra beni yanına yatırdı ve o da tamamen soyundu. Kocaman ağzıyla
dudaklarımı öpmeye başladı. aslında bu öpme değilde emmek gibi birşeydi.
Sanki benim tüm vücudumu ağzının içine almaya çalışıyor gibi beni
ağzının içine hapsediyor, dudaklarımı koparırcasına emiyordu. Nefes
alamıyordum artık. Dudaklarım uyuşmuştu. Birden ağzımda onun kocaman
dilini hissettim. O kadar büyük ve ıslaktıki ağzımın tamamını
kaplıyordu. Çıkartmaya çalıştım ama eliyle organımı çekiştirip canımı
yakınca bunun suç olduğunu anladım. Emmemi istiyordu ve ben de bütün
gücümle o kocaman dili emmeye çalıştım. Dili boğazıma kadar girmişti ve
neredeyse kusacaktım.
Uzun süredir tuvalete gitmemişti…
Sonra artık bundan sıkıldı ve beni altına aldı. Şimdi sen beni mutlu
edeceksin çocuğum dedi. Başımı ellerinin arasına aldı ve bacaklarını
açarak ağzımı iki bacağının arasındaki organına doğru bastırdı. Burası
ilk kez gördüğüm bir manzaraydı ve o yaşıma göre iğrençti. Üstelik
berbat kokuyordu. Oysa bunları düşünmem bile suçtu ve birden yeni bir
tokatla sarsıldım. “Emsene sümsük çocuk” dedi. Ağzım tekrar onun
organındaydı ve başımın üzerine oturmuştu. Hemen bütün gücümle orasını
emmeye, yalamaya başladım. Üstelik yaladıkça orası temizleniyor ve koku
azalıyordu. Ama gitgide daha çok emdikçe ağzımın içine sıvılar girmeye
başlamıştı. Orasından öyle çok sarı sıvılar akıyorduki hepsini yalayıp
yutmamı istedi. Ben yalayıp yuttukça devamlı yeni sıvılar geliyor ve
Suna teyzenin organı titriyor, kasılıp duruyordu. Üstelik başım
bacaklarının arasında sıkışıp kalmıştı ve boğulacak gibiydim.
Gene de sabaha kadar orasını bana öptürdü ve emdirdi. Artık ağzımın
içinde sadece onun tadı vardı ve bu tad hiç ağzımdan gitmeyecekmiş gibi
hissediyordum. Meğer yanılmışım. Saatlerdir kasılıp durmuş ve artık
kasılmalar bitmişti.
Ama ağzıma yeni bir sıvı akmaya başladı. Kurtulmaya çalıştımsa da beni
bacaklarının arasına tamamen hapsetmişti ve kıpırdayamıyordum. Ağzımı
orasına yapıştırmıştı ve içine işiyordu. Hepsini yutacaksın deyince
mecburen lıkır lıkır içtim. Ama o kadar uzun süredir tuvalete
gitmemiştiki belki ağzımın içine 5 dakika işedi. Midem altüst olmuştu
ama eziyet bitmemişti. Önce beni banyoya götürdü ve ağzımı yıkadı hatta
biraz kusmama izin verdi.
Tam rahatlamıştım ki birden başımı gene altına aldı. Bu defa poposunun
deliğini ağzıma yanaştırdı. Burası daha berbat kokuyordu. Ama mecburen
orayıda yalayarak temizledim ve tam işim bitmiştiki ağzımın üzerine
iğrenç bir koku ile osurdu ve birden o deliğin açıldığını gördüm.
Kurtulmam imkansızdı ve ağzımın üzerine iyice abanmıştı. Birden o
kahverengi pisliği ağzımın içine dolmaya başladı. Önce katı katı sonra
ise cıvık bir şekilde geldi pisliği. Nefes almak için onları ya zar zor
ağzımdan dışarı atıyor birazını ise mecburen yutuyordum. İşi bitince
poposunu yüzüme sürterek pisliğini her tarafıma bulaştırdı. Sonra ayağı
ile ağzımın içine ittirerek hepsini tek tek yutturdu.
Bu gecenin ardından annemler ertesi günde gelemediler. İşleri uzamıştı
ve nasılsa beni Suna teyzeye emanet etmişlerdi. Ertesi gün kimseye
birşey söylemememi yoksa beni çok daha fazla cezalandıracağını söyledi.
Ben o korkuyla yıllarca kimseye bir şey söylemedim. Ama Suna teyzeyi her
gördüğümde korkumdan ona çok saygılı davrandım. Hatta arada beni
gizlice evine aldığında defalarca ağzımda zorla orgazm oldu. Hiç sesimi
bile çıkarmadım.
Şimdi mi? Şimdi o artık 50 yaşında bir kadın ve ben ondan daha güçlüyüm.
Ama öyle korkmuşumki devamlı beni aynı şekilde kullanmasına ses
çıkaramıyorum. Ve 15 yıldır sürdürdüğüm ağzımla orgazm etme görevime
devam ediyorum. Arada tuvalet olarak kullanması da cabası…